‘Düşler’ Kategorisi için Arşiv

Monolit

Posted: Mart 8, 2011 in Düşler, Kırmızı, Unutulmuşlar

  Yazarın notu: Bu öyküyü Tengu adlı serinin 30. bölümünden sonra okumak, Tengu adlı seriyi takip etmiş kimseler için önerilen okuma sırasıdır. 1- Karanlık ve Lityum Yerde çizili olan şekil tekinsizdi. İrili ufaklı pek çok renkten taş düzenli aralıklar ile dizilmişlerdi ve bir iç halka oluşturacak biçimde düzen oluşturuyorlardı. Hiç biri yetişkin bir adamın avuç [...]

Tengu: Bölüm 29

Posted: Şubat 19, 2011 in Üzüm, Düşler, Unutulmuşlar

Kuzgun Jack yorgun kanatlarını son bir defa daha çırptı ve üzerilerinde hiç meltem esmemiş gölgeden çimenlerin üzerine kondu. Bir süre için dışarıdan bakan bir gözlemci onu kuzgun olarak değil, dev bir anka kuşu gibi görebilirdi. Kanatlarını kapattığında sanki bedeni çekip küçüldü ve arda kalan boşlukta yolcuları beden buldular.

Golem

Posted: Şubat 7, 2011 in Düşler, Duvar, Unutulmuşlar

Yeterince gelişmiş bir teknoloji büyüden ayırt edilemez Arthur C. Clark Ayaklarının altında kanlar içinde yatan insanın yüzünde kaybetmişliği gördü. Yaralı, hasarlı, güçsüz ve yitik son insandı. Kendisi gibi değildi, çaresizdi.

Tengu: Bölüm 28

Posted: Şubat 6, 2011 in Düşler, Unutulmuşlar

Jonnarius onunla beraber bekleyen kardeşine anlamlı bir şekilde baktı. “Biliyorsun Ramuthra, bazen evlatlarımızın kaprislerine katlanmak zorunda kalırız, bu olayı bir zayıflık olarak görmeni kabullenemem.” Dedi duygusuzca.

Üzerinde pek çok defa düşündüm ve yıldan yıla fikrimin değiştiği oldu, bir liste yaptım. Büyük olasılıkla tekrar değişecektir ancak hani öyle dramatik farklılıklar oluşacağını zannetmiyorum bu saatten sonra. Genelde insanlar animelist’e, anime forumlarına vb gibi sosyal anime fikir paylaşım alanlarına bu tip yorumsal yazılar eklerler.

Yılın Başı Hakkında

Posted: Aralık 31, 2010 in Düşler

Forever Alone bana çok abartılmış bir olay gibi geliyordu eskiden. Eskiden dediğim de hani bir yıldır falan. “Delilik derecesinde yalnızlıktan keyif almak veya yalnızlığı kabullenip devam etmek ile ilgili bir oluşum neden seviliyor?” diye düşünüyordum.

Yazıya nasıl giriş yapsam bilemedim. Şu aralar oynadığım oyunlardaki noel kutlamalarından bahsedesim geldi galiba ondan açasım geldi bir blog yazı taslağı. Belki yayınlamam bile bunu, bakacağız artık. Yazmak istediğim pek fazla şey yok animeler ve mangalar ile ilgili ama bu sırada aklıma gelen olursa ufaktan değineceğim.

Bilmek

Posted: Aralık 16, 2010 in Üzüm, Düşler

Tüm bu öfke nereden geliyor? Hangi çatlaktan sızıyor dünyaya? Ona kim izin veriyor? Nefretin körüklediği alevler ne zamandan beri yaşamın üzerinde yanıyor? Göklere yükselen dumanlar aslında acı çeken sessiz çığlıkların ve yorgun kalplerin figanından başka ne olabilir?

Tengu: Bölüm 27

Posted: Aralık 11, 2010 in Düşler, Unutulmuşlar

Karanlık oda ıslak hayvan ve kanlarının kokusu ile ağır bir esansa bulanıktı. Malchizedek’in çalışma odası için temiz bir ortam olduğu söylenemezdi. Dar bir yer değildi ama o kadar çok hayvan, masa, cam tüp ve boru istiflenmişti ki odaya giren biri tümünün arasında boğulurdu. Her şey adam Ozethreth’e çalışmasını önerdiği kitabı gösterdikten dört yaz sonra başladı.

Tengu: Bölüm 26

Posted: Kasım 14, 2010 in Düşler, Duvar, Kırmızı

Çadıra giren habercinin bir kolu yerinde değildi ve adam kanlar içindeydi. Buna rağmen ağzından çıkan iki kelime ile tüm çadır sessizliğe büründü. Kur-onhi idi söylediği iki kelime. Ortak dilde kara iblis anlamına gelirdi ve Dobargon ülkesinin insanlarının mitlerinde en çok korkulan şeytani tanrının elçilerinden birisini simgelerdi.