‘Üzüm’ Kategorisi için Arşiv

Tengu: Bölüm 29

Posted: Şubat 19, 2011 in Üzüm, Düşler, Unutulmuşlar

Kuzgun Jack yorgun kanatlarını son bir defa daha çırptı ve üzerilerinde hiç meltem esmemiş gölgeden çimenlerin üzerine kondu. Bir süre için dışarıdan bakan bir gözlemci onu kuzgun olarak değil, dev bir anka kuşu gibi görebilirdi. Kanatlarını kapattığında sanki bedeni çekip küçüldü ve arda kalan boşlukta yolcuları beden buldular.

Bilmek

Posted: Aralık 16, 2010 in Üzüm, Düşler

Tüm bu öfke nereden geliyor? Hangi çatlaktan sızıyor dünyaya? Ona kim izin veriyor? Nefretin körüklediği alevler ne zamandan beri yaşamın üzerinde yanıyor? Göklere yükselen dumanlar aslında acı çeken sessiz çığlıkların ve yorgun kalplerin figanından başka ne olabilir?

Tengu: Bölüm 24

Posted: Ekim 30, 2010 in Üzüm, Duvar

“Ne kadar uzağa atlayabiliyorsun?” diye sordu Ozethreth’in arkadaşı Daleon heyecanla. Daleon tapınağın avlusunda yerleri süpürürken merdiven basamaklarını onar dokuzar tırmanarak çıkan arkadaşını görünce şaşırmıştı.

Beş Yüz Yıl

Posted: Ekim 24, 2010 in Üzüm

Her dişlinin dönüş hızını bilmek ve bir sonraki döngüde diğerleri ile nasıl bir ilişki içinde olacağını bilmekti onun için yaşamak. Bir kasını germek ve ötekini gevşetmekti. Gerektiğinde düşünmek ve zamanı geldiğinde uyumaktı bazen. Vakitsiz cümleler olmazdı, gereksiz nefes alınmaz ve lüzumsuz tek bir fazladan adım atılmazdı.

Bu Kadar Basit

Posted: Ekim 11, 2010 in Üzüm, Düşler, Unutulmuşlar

“Bir kadının görevi erkeğinin kını olmaktır” derdi annesi. “Her erkek bir kılıçtır, kendi kılıçları ile bir bütündür onurları” da derdi ama bunun kadınları hiç ilgilendirmediğini de eklerdi. Bir erkek ile kılıcı, yani onuru, arasına girdiğinde ona olan sevgisi ile onurunu kefeye koyarsa eğer, sonuçlar kadının beklediği gibi olmayabilirlerdi. Annesini hep bilge ama çenesi düşük bir [...]

Valerie

Posted: Eylül 9, 2010 in Üzüm, Düşler

Valerie uyanmayı severdi ama uykuyu sevmezdi. Uyku onun hemen geçip gitmesini istediği zorlama bir süreçti, angaryaydı. Gün içinde yapacağı eğlenceli ve birbirinden farklı şeyler olduğu için değil, Valerie uyuduğunda yok olurdu. Annesi ve babası ona yatağında uyuduğunu söylerlerdi ve dokuz yaşındaki kızları bir sabah onlara “Gözlerimi kapadım ve açtım, gece yine bitmiş” dediğinde bile aldırış [...]

Tengu: Bölüm 17

Posted: Ağustos 26, 2010 in Üzüm, Düşler, Duvar, Unutulmuşlar

Bölüm 17 “Sen kimsin?” dedi karanlığa. Karanlık sessizdi. Karanlığın bir yüzü yoktu ama konuştu. “Ben senim, ya da artık öyleyim”. Doğruyu söylediğini biliyordu ama bu gerçekliğe inanmak güçtü. “Neden bırakmadın, ölümü neden inkâr ettin?” dedi üsteleyerek. Karanlık sanki düşündü ve ardından cevapladı. “Benim için bir fedakârlık yaptın.

Mutlu olmak

Posted: Ağustos 3, 2010 in Üzüm, Düşler

3 Ağustos 2010 günü şu an, benim için güzel bir gün. Okuduğum okulda büt sistemi yok, yaz okulu var. Bu durum öğrenciler için oldukça problemli bir süreç yaratıyor, özellikle bu saçma sapan sırt yakan alın kavuran sıcağın altında. Bugün itibari ile bu yazın da yaz okulu bitmiş bulunmakta.

Daha fazlası için ceza

Posted: Haziran 13, 2010 in Üzüm, Düşler, Duvar

Bir insanı anlatmak için ne gerekir? Bir dil mi yoksa bir görüş mü? Hayatın başından sonuna kendi kendisine ‘ben kimim ve neden buradayım’ diye en az bir kez bile olsun sorgulamak dahi bu kadar yaygınsa hele, başkasını anlatabilmek için ne gerekir? Başkası anlatılamaz, yaşanır. Aynı kızı seven iki oğlanın sevgilerinin aynı olmaması gibidir bu. Ya [...]

İnsanların yüzlerinde duymak istemedikleri bir sözü sarf etmeleri gerektiğinde ekşi ama anlayış dolu hoş bir ifade oluşur. Öyle bir ifadedir ki onu görmek kötü bir haber alacağınız anlamına gelir, kötü bir haber almadan önce böyle bir yüzün hoş olduğunu düşünebilecek sadece 2 tür insan vardır ve ikisini de sıradışı başlığında ele alabilirsiniz.